TAVİ / MİTRACLİP / ASD - PFO / CTO

ANASAYFA / Blog / TAVİ / MİTRACLİP / ASD - PFO / CTO
TAVİ / MİTRACLİP / ASD - PFO / CTO
6.11.2020

TAVI

Ameliyatsız Kalp Kapağı Değişimi

Girişimsel Kardiyoloji alanındaki yeni teknolojiler ve geliştirilen işlemler sayesinde, kalp kapak hastalıklarının tedavisi girişimsel yöntemlerle yapılabilmektedir. Kardiyolojide devrim niteliğinde değerlendirilen TAVI yöntemiyle, Ameliyatsız Kalp Kapağı Değişimi yapılabilmektedir. Bu yöntemle, göğüs kafesi açılmadan kapak değişimi sağlanmaktadır.

Aort kapağı kalpten çıkan ana atar damarın ağzındaki kapaktır. Eğer aort darlığı tanısı konduysa bunalmış hissedebilirsiniz ve tedaviye adım atmayı zorlaştırabilir. Fakat ne kadar çabuk ilgilenirseniz, hayata ve sevdiğiniz her şeye daha çabuk geri dönebileceksiniz.

MİTRACLİP (Ameliyatsız Mitral Kapak Yetmezliği Tamiri)

MANDALLAMA Yöntemi ile göğüs kafesi açılmadan kalp kapağı kaçağı tamir edilir. 

Mitraclipte çok net kriterler belli olmamakla birlikte ileri düzeyde mitral yetersizlik olması gerekmektedir. Mitral yetersizliğin sebebinin romatizmal kalp hastalığı olmaması gerekmektedir. Bu tür kapaklar kireçli, bu tür işlemlerin başarılı olamayacağı türde kapaklardır. Günümüzde kalp yetersizliğinin eşlik ettiği mitral yetersizliğinde mitraclip daha çok kullanılmaktadır. Mitral kapak prolapsusu hastalarında da kullanılabilmektedir. Ancak hala en önemli tedavi metodu cerrahidir.

Standart tedavi metodu mitral kapağın tamiridir. Bu da kalp cerrahisiyle yapılmaktadır. Mitraclip şu aşamada biraz deneysel bir metoddur. Mitraclip cihazın ismidir. Bu küçük mandala benzeyen bir cihazdır. Mitral kapak ön ve arka yapraktan oluşmaktadır. Anjiyo metoduyla kateterle kasık toplardamarından girilip, karın içindeki büyük toplardamara geçilerek kalbe ulaşılmaktadır. Bu sırada hastaya kasıktan lokal anestezi uygulanmaktadır. Sonrasında damar içindeki kateter kanalıyla mitral kapak seviyesine kadar mitraclip cihazı ulaştırılmaktadır. Mitraclipin kanatları bu noktaya ulaştığında açılmaktadır.  Problemli olan mitral kapak kısımları mitraclipin kanatları altına alınır, dikiş halkaları serbest hale getirilir ve hedeflenen kapak yapısı sağlanınca dikişler karşılıklı olarak tutturulur. Bu noktada kapakta yeterli kapanma sağlandığı test edilir. Bu şekilde kapak tamir edilmiş olur.

KALP DELİĞİ 

ASD (Atrial Septal Defekt)

ASD (Atriyal Septal Defekt) yetişkinlerde en sık görülen konjenital (doğumsal) yapısal kalp hastalığıdır. Sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte genetik, çevresel koşulların etkili olabileceği düşünülmektedir.  Kalbin atriumları (Kalp kulakçıkları) arasında delik (defekt) olması durumu olarak tanımlanır. ASD’nin genellikle hiçbir belirti vermemesi, hastalığın teşhisinin daha geç konulmasına sebep olmaktadır. ASD rahatsızlığında, kan akımı soldan sağa geçerek akciğerlere giden kan akımının artmasına neden olur. Yıllar içinde artmış kan akımı akciğer damarının basıncında yükselmeye yol açar. Eğer erken fark edilmez ise ilerleyen dönemlerde akciğerlerde geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabilir. Örneğin artış gösteren akciğer basıncı kalbin sağ tarafını zorlayarak önce genişlemesine ve sonrasında da kalp yetmezliğine kadar gidebilir. ASD çapı bu şikâyetlerin oluşmasında önemlidir. Örneğin 10 mm altındaki defektler daha az şikâyete neden olurken, daha büyük defektler bulguların erken çıkmasına neden olur. 

Hastalarda en sık görülebilen bulguları şu şekildedir:

- Çarpıntı, nefes darlığı, çabuk yorulma,

- Ayrıca bayılma, bazen felçlik durumu (kol ve bacaklarda kuvvet kaybı, görme problemleri, konuşma bozuklukları vs.), baş ağrısı, kalp yetmezliği bulguları görülebilir

Tanı: Ekokardiyografi ile konur (Transtorasik ve Transözefagial ekokardiyografi (yemek borusundan girilerek yapılan ekokardiyografi işlemi).

Tedavi: iki şekilde uygulanır.

1-Ameliyatsız olarak şemsiye yöntemi ile kasık bölgesinden girilerek özel bir cihazla deliğin kapatılması işlemi. İşlem yaklaşık yarım saat sürer. Bir gün sonra hasta taburcu edilir.

2- Ameliyat; eğer hastanın defekt çapı çok büyük ise ve şemsiye yöntemine uygun değil ise hasta cerrahi yöntemle tedavi edilir. 

PFO NEDİR?

Patent foramen ovale (PFO) kalbimizde bulunan küçük bir açıklığın adıdır. Doğumdan önce kalbin iki kulakçığı arasında yaşam için gerekli olan bir geçiş vardır. Doğumdan hemen sonra bu geçiş azalır ve iki kulakçığı birbirinden ayıran bölmede küçük bir geçiş kalır ve hemen tüm yenidoğan bebeklerde bulunur. Bu açıklık hayatın ilk iki yılında büyük oranda kapanırken insanların yaklaşık olarak dörtte birinde açık olarak kalır. Bu açıklıktan kalbin sol kulakçığından sağ kulakçığına temiz kan geçişi olur. Ancak bu geçiş çok az olduğu için sağlık sorunu oluşturmaz. Yapılan araştırmalarda erişkin bireylerde görülme olasılığı % 20-25 arasında değiştiği bildirilmektedir. Ancak %1 in azında kapatmayı gerektiren nedenler bulunur.

 Eski yıllarda bu kapatma işlemi cerrahi yöntemle kapatılırken son yıllarda şemsiye benzeri implantlarla bu işlem anjiografik olarak çok kolaylıkla yapılabilmektedir ve tercih edilen yöntem haline gelmiştir. İşlem lokal anestezi altında yapılmaktadır. Uygun cihaz çapı ekokardiyografi ile belirlendikten sonra kasık toplardamarından yerleştirilen uzun bir kılıf aracılığı ile şemsiye istenilen bölgeye ilerletilerek yerleştirilir. İşlemden sonra hasta ertesi gün taburcu edilebilir. Birkaç gün evde istirahat sonrasında günlük aktivitelerine dönebilirler. Kapalı anjiografik yöntemle kapama yapılan hastalarda belirli süre kan sulandırıcı ilaç kullanımmı gereklidir.

 

CTO ( Kronik Total Oklüzyon ) 

Koroner damarın en az 3 aylık bir süre içinde tam tıkalı olması ve tıkalı olan damardan hiç kan akışının gerçekleşmemesi durumuna “kronik total oklüzyon (CTO)” adı verilmektedir. Bu yöntem kireçli, sert, taşlaşmış, ağır damar sertliği plaklarına sahip damarlar bu işlem için geliştirilmiş özel sert teller, balonlar ve stentler ile kısa sürede anjiyo benzeri bir işlemle hasta uyutulmadan ve kasıktan bir iğne ile girilerek gerçekleştirilmektedir. 

Tam tıkalı damarların girişimsel yöntemler ile tedavisinde, bazen işlem öncesi bilgisayarlı tomografi ile ön inceleme yapılmaktadır. Daha sonra işlem için alınan hastanın; çok kireçli, taşlaşmış ve ağır damar sertliği plakları bulunan damarlarına bu işleme özel üretilen tel, balon ve stentlerle müdahale edilmektedir. Anjiyo benzeri bu girişimsel işlemle hasta uyutulmadan ve kasıktan iğne ile girilip kalbe ulaşılarak tıkalı olan damarlar açılmaktadır.